Monthly Archives: Mayıs 2011

Bally-rina !

Babetlerin,  frenkçesi ballerinaların, test sürüşünü yapma yetkisi heralde ancak gerçek balerinlerindir. Bunu bilen Bally yeni babetlerine bally-rina demiş ve  New York Opera ve Balesi balerinlerine denetmiş ve tam not almış. Gerek pisipisilere benzemesi gerekse taban rahatlığıyla diğer babetlerden ayrılan bu pabuçların mavisinden bir tane rica ediim 🙂

daha fazla bilgi, bally.com‘da

Reklamlar

Bitmeyen ikilem.

Kate Moss’un ünlü sözünü (“hiçbir sey zayıf olmak kadar lezzetli olamaz”gibi bişi) evde oturup kanaviçe işleyerek alt arka kısımlarında yağlanma yaşayan bayanların kafasına kafasına vurmanın yolunu bulmuşlar. Peki ya benim  “yemek için yaşama” prensibime nolucak? Gerçekten zayıf ,beni bir tabak mantı, ballı kızarmış ekmek veya italyan dondurması kadar mutlu edecek mi? deneyip görmesi bile zahmetli veya hayat denemek için çok kısa.

İlla ki bu yastığı isterim diyenlere,buyrun burdan tıklayın.

A preview: Louis Vuitton F/W 2011/12

Nedense bana karman çorman geldi bu  fotoğraflar, ne güzelim çantalar ne kıyafetler belli. Bana uymadı bu kampanya. Tabii dikkatli bakınca her zamanki gibi çantalara ve ayakkabılara bayıldım o başka.

The Met Costume Institute Gala 2011

Onlar da insan (mı acaba?) diyor ve sözü dün geceden en beğendiğim 2 kıyafete bırakıyorum.  Stella McCartney ve Gwyneth Paltrow / Chanel Couture ve Blake Lively.


(Tabii bu arada tüm gecenin kıyafetlerinde öyle rüküşler varmış ki akıllara zarar. Nasıl oluyorda “yılın galası” deniyor anlayamıyorum.Beyonce bile batırmış diyeyim siz anlayın.)

Tarihe tanıklık etmek: Bir peri masalı…


Cuma günü tarihin tozlu yapraklarında yer alacak mükemmel bir törene tanıklık ettik. İnternet ve tv sayesinde tüm dünyada milyonlar Kate ve William’ın düğünlerini izledi. İhtişamın bu kadar sade ve zarif olabileceğini kim bilebilirdi. Princess Catherine’nin (a.k.a Kate) mükemmel gelinliği ve William’ın kel başının damga vurduğu törende bir “çocuklar evleniyo, bizde seyretmeye geldik ” havası vardı kanımca. Zaten resmi tören kategorisinde olmayan düğünde bir relax atmosfer hakimdi. Gelinin herşeyi iyi hoştu da bence biraz daha dik durmalıydı. Onun dışında gayet presnses olmaya layık, yeni statüsünü hak etmiş biri gibi duruyo.

Gelinliğe söylenecek söz yok. Sadece kuyruğu daha uzun olabilirdi hatta olmalıydı.Gelinliği üzerindeki dantel işlerinin inceliği ve her bir motifin bir manaya gelmesi filan akıllara zarar. Acaba Alexander Mcqueen yaşasaydı nasıl bir gelinlik çıkardı. Bence en fiyasko olan duvak. tanrım o duvak ne kadar özensiz ve ne kadar kötü takılmıştı. Kızcağızın kafasına yapışmıştı.

Kızkardeş Philippa’nın güzelliği “baldız baldan tatlıdır” dedirten cinsten 🙂

Ve tabiki THE kiss:)

Katecim insan akrabalarını seçemiyor canım maalesef. Mazur görücen garibanları:)

(Parayla, asil kanla akıl bir arada olmuyormuş bunu gördük)

Prensesin after-party kıyafeti. İyi hoş da o bolero ne yaaaa????Ya Camilla’nın hürremin lohusa kıyafetine ne demeli.

Asalet, protokol, taç  yalan , yeter ki iki gönül bir olsun beraber eğlenebilsin.Mutluluklar.

Ps:” Zenginin malı, züğürdün dilini yorar” veya ” size ne kraliyetten” diyenlere cevaben: güzele bakmak sevaptır. Ne olursa olsun dünya tarihi bakımından önemli bir olayı ve şık bir töreni bir aşk filmi tadında izlemenin kimseye zararı yok. Gündem bu kadar kirliyken, prensesler, prensler iyi gelmedi mi??